• ürünler, gıdalar ve kontrolsüz yaşam

    Posted 07 Eylül 2010 By alerjiyletanistim.com in Stefan Oğuzhanın Günlüğü With | 1 Comment
    Alerji o kadar geniş bir alan ki, bazen sepebleri  tam anlaşılamıyor bile.  Tıpkı bir kapıdan girip karşınıza binlerce kapının çıkmazı gibi.
    Hızla bozulan doğa, hayatımıza her alanda fazlasıyla giren katkı maddeleri, para için insan hayatını tehlikeye sokan zehirli maddelere göz yumulması vs.  alerji ve  daha adını bilmediğimiz nice hastalıkları da beraberinde getiriyor.
    ABD’de yapılan araştırmalar neticesinde yeni doğmuş bebeklerin göbek bağında 300’e yakın kimyasal madde bulunduğu tespit edilmiş (kaynak: Dünyada gıda ve İlaç Terörü).
    Düşünebiliyormusunuz daha doğmamış bebeğimiz anne karnında kimyasal maddelerle tanışıyor. Sağlıklı diye yediğimiz her üründe ya ilaç, ya katkı maddesi ya da kimyasal maddeler mevcut.
    Geçenlerde manavdan aldığım elmaları ılık suda yıkadıkça keskin bir ilaç kokusu gelmeye başladı. Ellerim hafif yağlandı. İrkildim. Kokladıkça keskin ilaç kokusunu alıyordum.  Hemen hepsini attım.  Aileme yedirmeye cesaret edemedim.
    Uzmanlar her gün gazetelerde yayınlıyor “ şunu yiyin , bunu yiyin sağlıklı kalın” … İyi de ilaç deposu, hormon deposu olan sebze ve meyveleri yesek ne olacak!!! Bunun adına sağlıklı yaşam diyebilirmiyiz?… ülkemizde ayda kaçtane resturantlar, lokantalar denetleniyor? Almanya’da karşılaştığım bir manzarayı iletmek istiyorum. Kuzenimin döner satan dükkanı var her akşam itinayla temizlik yapıyorlar. Çok şaşırdım ve sordum “siz her akşam kullandığınız malzemeleri dezenfenkte edip öylemi kapatıyorsunuz?” verdiği cevap : “Evet çünkü her hafta belirli olmayan gün içerisinde Belediyeden gelip temizlik kontrolü yapıyorlar mecburuz temiz tutmaya”… Bakarmısınız görevliler gün, saat bile vermiyor, üzerlerinde böylece baskı oluşuyor. Biz de bırakın haftalığı aylık yapılıyormu?
    “Hamileliğimin son aylarında trafiğin yoğun olduğu bir anda, tuvalet ihtiyacı hissettim (çok sık idrar ihtiyacı duyulur son aylarda) dayanamadım ve eşime arabayı durdurmasını rica edip, uzakta gördüğüm pastanenin wc’sini kullanmak için pastaneye yöneldim. Dışarıdan son derece temiz ve güzel görünen pastaneye gidip durumu anlatıp izin istedim. Çok kibar yaklaşıp “buyrun” dediler. Arka imalat tarafına geçtiğimde şoka girdim. Tuvaletle yanyana olan imalat pislik içindeydi. Nasıl bir koku ve görüntü. Öğürerek kendimi dışarı attım ve tepkimi hemen veren biri olarak pastanede çalışanlara kızdım. Bin birtürlü bahane.  Ben sadece bir tanesine tanık oldum belki sizler de.  Bilmediğimiz neler var kimbilir? Aslında görev bizlere de düşünüyor. Tüketen bir toplum olarak (maalesef) haklarımızı da bilmek gerek.”
    Uzmanlar Türkiye’de önümüzdeki yıllarda kanserin tıpkı grip gibi yaygın olacağını söylüyorlar sebebi ise kontrolsüz, sağlığa uygun olmayan gıdalar. Normaldir diyorum.
    Diyorlar ki : doğal gıdaların üzerinde sinekler dolaşır”. Doğrudur fakat böcek,sinekte fazla kalmadı. Kontrolsüz ilaçlamalar, hızla dengesini bozduğumuz doğa ana böcekleri de öldürmeye başladı.
    Etrafımıza dikkatli bakınca hep paranın önemi, gücü vurgulanıyor.  Dengeyi yitirdik. Kontrolsüz gıdıların, temizlik malzemelerin vs. yanında kontrolsüz diziler, filmler de hayatımız da yeralmıyormu sizce? Çizgi filmler bile rayından çıkmış. Geçen oğluma güzel bir çizgi film ararken gördüğüm yaratıklar karşısında ben bile korktum, çocuğum nasıl korkmasın??? İyi ki tv alışkanlığı yerleştirmedik. Gün içerisinde sadece 45 dk. İzliyor. O da kontrollü… Tüketmeye özendirilen bir toplum olmadık mı?
    Kısacası doğa denge üzerinde, aslında hayatımız bir denge üzerinde ve biz bunu görmeyi istemiyoruz ya da görmemek işimize geliyor.  Görenleri de kör etmek istiyoruz…
    Her şey ailede başlıyor ve devam ediyor. Çocuğuma iyi bir gelecek diliyorsam ve ona bir şeyler öğretmeye çalışıyorsam önce kendimi de gözden geçirmeliyim diye düşünüyorum.
    Duyarlı insanların çoğalması dileğiyle…

    Alerji o kadar geniş bir alan ki, bazen sepebleri  tam anlaşılamıyor bile.  Tıpkı bir kapıdan girip karşınıza binlerce kapının çıkmazı gibi.
    Hızla bozulan doğa, hayatımıza her alanda fazlasıyla giren katkı maddeleri, para için insan hayatını tehlikeye sokan zehirli maddelere göz yumulması vs.  alerji ve  daha adını bilmediğimiz nice hastalıkları da beraberinde getiriyor.
    ABD’de yapılan araştırmalar neticesinde yeni doğmuş bebeklerin göbek bağında 300’e yakın kimyasal madde bulunduğu tespit edilmiş (kaynak: Dünyada gıda ve İlaç Terörü).
    Düşünebiliyormusunuz daha doğmamış bebeğimiz anne karnında kimyasal maddelerle tanışıyor. Sağlıklı diye yediğimiz her üründe ya ilaç, ya katkı maddesi ya da kimyasal maddeler mevcut.
    Geçenlerde manavdan aldığım elmaları ılık suda yıkadıkça keskin bir ilaç kokusu gelmeye başladı. Ellerim hafif yağlandı. İrkildim. Kokladıkça keskin ilaç kokusunu alıyordum.  Hemen hepsini attım.  Aileme yedirmeye cesaret edemedim.
    Uzmanlar her gün gazetelerde yayınlıyor “ şunu yiyin , bunu yiyin sağlıklı kalın” … İyi de ilaç deposu, hormon deposu olan sebze ve meyveleri yesek ne olacak!!! Bunun adına sağlıklı yaşam diyebilirmiyiz?… ülkemizde ayda kaçtane resturantlar, lokantalar denetleniyor? Almanya’da karşılaştığım bir manzarayı iletmek istiyorum. Kuzenimin döner satan dükkanı var her akşam itinayla temizlik yapıyorlar. Çok şaşırdım ve sordum “siz her akşam kullandığınız malzemeleri dezenfenkte edip öylemi kapatıyorsunuz?” verdiği cevap : “Evet çünkü her hafta belirli olmayan gün içerisinde Belediyeden gelip temizlik kontrolü yapıyorlar mecburuz temiz tutmaya”… Bakarmısınız görevliler gün, saat bile vermiyor, üzerlerinde böylece baskı oluşuyor. Biz de bırakın haftalığı aylık yapılıyormu?
    “Hamileliğimin son aylarında trafiğin yoğun olduğu bir anda, tuvalet ihtiyacı hissettim (çok sık idrar ihtiyacı duyulur son aylarda) dayanamadım ve eşime arabayı durdurmasını rica edip, uzakta gördüğüm pastanenin wc’sini kullanmak için pastaneye yöneldim. Dışarıdan son derece temiz ve güzel görünen pastaneye gidip durumu anlatıp izin istedim. Çok kibar yaklaşıp “buyrun” dediler. Arka imalat tarafına geçtiğimde şoka girdim. Tuvaletle yanyana olan imalat pislik içindeydi. Nasıl bir koku ve görüntü. Öğürerek kendimi dışarı attım ve tepkimi hemen veren biri olarak pastanede çalışanlara kızdım. Bin birtürlü bahane.  Ben sadece bir tanesine tanık oldum belki sizler de.  Bilmediğimiz neler var kimbilir? Aslında görev bizlere de düşünüyor. Tüketen bir toplum olarak (maalesef) haklarımızı da bilmek gerek.”
    Uzmanlar Türkiye’de önümüzdeki yıllarda kanserin tıpkı grip gibi yaygın olacağını söylüyorlar sebebi ise kontrolsüz, sağlığa uygun olmayan gıdalar. Normaldir diyorum.
    Diyorlar ki : doğal gıdaların üzerinde sinekler dolaşır”. Doğrudur fakat böcek,sinekte fazla kalmadı. Kontrolsüz ilaçlamalar, hızla dengesini bozduğumuz doğa ana böcekleri de öldürmeye başladı.
    Etrafımıza dikkatli bakınca hep paranın önemi, gücü vurgulanıyor.  Dengeyi yitirdik. Kontrolsüz gıdıların, temizlik malzemelerin vs. yanında kontrolsüz diziler, filmler de hayatımız da yeralmıyormu sizce? Çizgi filmler bile rayından çıkmış. Geçen oğluma güzel bir çizgi film ararken gördüğüm yaratıklar karşısında ben bile korktum, çocuğum nasıl korkmasın??? İyi ki tv alışkanlığı yerleştirmedik. Gün içerisinde sadece 45 dk. İzliyor. O da kontrollü… Tüketmeye özendirilen bir toplum olmadık mı?
    Kısacası doğa denge üzerinde, aslında hayatımız bir denge üzerinde ve biz bunu görmeyi istemiyoruz ya da görmemek işimize geliyor.  Görenleri de kör etmek istiyoruz…
    Her şey ailede başlıyor ve devam ediyor. Çocuğuma iyi bir gelecek diliyorsam ve ona bir şeyler öğretmeye çalışıyorsam önce kendimi de gözden geçirmeliyim diye düşünüyorum.
    Duyarlı insanların çoğalması dileğiyle…

    • delicious
    • digg
    • reddit

Yorum yazın

*


(1) Yorum

Cevapla
Lidya » 07. Eyl, 2010

katılıyorum

Birgül hanım günlğünüzü begenerek okuyorum. Kızım 45 gunluk. Okudugum bugun ki yaziniza hak veriyorum. annelik cok guzel ama korkuyorum. nasil bir dunya bu boyle. Hersey kirletildi. gelecege umutsuz bakiyorum. Yaziniz tam dusuncelerimi yazdimis.

Elinize sagik.

Copyright 2010 Alerjiyletanistim.com. All Rights Reserved