• Sağlık ve Gıda sektöründeki sıkıntılarımız!

    Posted 07 Eylül 2010 By alerjiyletanistim.com in Stefan Oğuzhanın Günlüğü With | No Comments
    Alerjiyle tanıştığımız günden beri mücadele içerisindeyiz. Çağın yeni hastalığı diye tanımlanıyor Alerji. Fakat ülkemizde gerek gıda gerekse sağlık sektöründeki eksiklikler alerjenleri çok sıkıntıya düşürüyor.
    Markette almak istediğimiz ürünlerin ambalajlarına baktığımızda bazılarını okuyamıyorsunuz çünkü yazılar ya çok küçük ya da ambalaj kapağı üst üste gelmiş. Ayrıca bir çok ürünlerde alerjenlere karşı uyarı göremiyorsunuz. Gıda alerjenlerine yönelik ürünler kesinlikle bulamıyorsunuz. Keçi sütü yeni keşfedildi! Fakat bu bir altarnetif olmaya da bilir. Mesala keçi sütü, soya sütü ve inek sütüne aynı anda alerjisi olanlar onlar ne yapacak!!!
    Avrupada alerji konusu çok gelişmiş. Mahalle marketine gittiğinizde bile, bir köşe tamamen alerjenlere ayrılmış. Ayrıca Guleten ve diğer Alerjenlere yönelik fırınlar da var. İnsanlar da çok bilinçli.
    ülkemizde testler çok  pahalı. Özel sigorta da geçerli değil. Devlet hastanesinde bir çoğu yapılmıyor ve isimler verilerek özel labaratuvarlara yönlendiriliyorsunuz. İçim daralmış, bunalmış, isyan ederek gidiyorum. Çocuklarımız da perişan oluyor.
    Diyelim ki fındığa karşı ölümcül derecede yüksek alerjiniz var. Ambalaja bakıyorsunuz içeriğinde fındık yok. Aldanmayın! Çünki üretilen kazanlar çok önemli.Aynı kazanda fındıkta içerikli gıdalarda yapılmış olabilir. Biz bunu yaşadık. Ambalajlar da şu uyarı olmalı “ürünümüzde iz miktarda fındık, fıstık kalıntıları olabilir”. Ülkemizde bazı büyük firmaların ürünlerinde bunu görebiliyorum. Fakat bütün gıda üreticisi firmalar da bu uyarıyı yapmalı.
    Keçi sütü ürünlerine bakarken mutlaka ambalajını okuyoruz. Çünki  keçi sütü peyniri diyor, arkasını çeviriyorsunuz % bilmem ne kadar koyun sütü, inek ve sonra keçi sütü diyor!!
    Arkadaşım, aile dostlarının yaşamış olduğu üzücü bir olayı anlattı: Karı-koca yaz tatili için 5 yıldızlı bir hoteli tercih ediyor. Eşlerden birinin deniz mahsullerine karşı öldürücü düzeyde alerjisi var.  Karışık bir türlü yemeği görüyor ve ahçıya uyarısını yapıp ona göre bu yemeği alabileceğini söylüyor. Ahçı yok yok içiniz rahat etsin diyor. Adamcağız yiyor ve 10 dk. içinde “Anaflaksi” geçiriyor.  ilk müdahaleyi eşi orada yapıyor. Yani Epipen iğnesi. Dava açılıyor vs….
    Ben bir şey alırken karşımdakini bayıltana kadar soruyorum :) )) Çünki bazen sizin endişelerinize boş gözlerle bakıp, içinden de “aman be kardeşim banane sizin alerjinizden” diye geçirdiği de olmuyor değil!. O zaman bir üst yetkiliyi rica ediyorum.
    Kısacası işimiz zor fakat yılmak, pes etmek yok. Yola devam…
    Hedef: ülkemizde sesimizi elele vererek duyurmak. Çocuklarımıza güvenli yarınlar bırakmak.
    Sağlıklı günlere……..

    Alerjiyle tanıştığımız günden beri mücadele içerisindeyiz. Çağın yeni hastalığı diye tanımlanıyor Alerji. Fakat ülkemizde gerek gıda gerekse sağlık sektöründeki eksiklikler alerjenleri çok sıkıntıya düşürüyor.
    Markette almak istediğimiz ürünlerin ambalajlarına baktığımızda bazılarını okuyamıyorsunuz çünkü yazılar ya çok küçük ya da ambalaj kapağı üst üste gelmiş. Ayrıca bir çok ürünlerde alerjenlere karşı uyarı göremiyorsunuz. Gıda alerjenlerine yönelik ürünler kesinlikle bulamıyorsunuz. Keçi sütü yeni keşfedildi! Fakat bu bir altarnetif olmaya da bilir. Mesala keçi sütü, soya sütü ve inek sütüne aynı anda alerjisi olanlar onlar ne yapacak!!!
    Avrupada alerji konusu çok gelişmiş. Mahalle marketine gittiğinizde bile, bir köşe tamamen alerjenlere ayrılmış. Ayrıca Guleten ve diğer Alerjenlere yönelik fırınlar da var. İnsanlar da çok bilinçli.
    ülkemizde testler çok  pahalı. Özel sigorta da geçerli değil. Devlet hastanesinde bir çoğu yapılmıyor ve isimler verilerek özel labaratuvarlara yönlendiriliyorsunuz. İçim daralmış, bunalmış, isyan ederek gidiyorum. Çocuklarımız da perişan oluyor.
    Diyelim ki fındığa karşı ölümcül derecede yüksek alerjiniz var. Ambalaja bakıyorsunuz içeriğinde fındık yok. Aldanmayın! Çünki üretilen kazanlar çok önemli.Aynı kazanda fındıkta içerikli gıdalarda yapılmış olabilir. Biz bunu yaşadık. Ambalajlar da şu uyarı olmalı “ürünümüzde iz miktarda fındık, fıstık kalıntıları olabilir”. Ülkemizde bazı büyük firmaların ürünlerinde bunu görebiliyorum. Fakat bütün gıda üreticisi firmalar da bu uyarıyı yapmalı.
    Keçi sütü ürünlerine bakarken mutlaka ambalajını okuyoruz. Çünki  keçi sütü peyniri diyor, arkasını çeviriyorsunuz % bilmem ne kadar koyun sütü, inek ve sonra keçi sütü diyor!!
    Arkadaşım, aile dostlarının yaşamış olduğu üzücü bir olayı anlattı: Karı-koca yaz tatili için 5 yıldızlı bir hoteli tercih ediyor. Eşlerden birinin deniz mahsullerine karşı öldürücü düzeyde alerjisi var.  Karışık bir türlü yemeği görüyor ve ahçıya uyarısını yapıp ona göre bu yemeği alabileceğini söylüyor. Ahçı yok yok içiniz rahat etsin diyor. Adamcağız yiyor ve 10 dk. içinde “Anaflaksi” geçiriyor.  ilk müdahaleyi eşi orada yapıyor. Yani Epipen iğnesi. Dava açılıyor vs….
    Ben bir şey alırken karşımdakini bayıltana kadar soruyorum :) )) Çünki bazen sizin endişelerinize boş gözlerle bakıp, içinden de “aman be kardeşim banane sizin alerjinizden” diye geçirdiği de olmuyor değil!. O zaman bir üst yetkiliyi rica ediyorum.
    Kısacası işimiz zor fakat yılmak, pes etmek yok. Yola devam…
    Hedef: ülkemizde sesimizi elele vererek duyurmak. Çocuklarımıza güvenli yarınlar bırakmak.
    Sağlıklı günlere……..

    • delicious
    • digg
    • reddit

Yorum yazın

*


Henüz yorum yok. İlk siz olun!

Copyright 2010 Alerjiyletanistim.com. All Rights Reserved