• Nostalji!

    Posted 07 Eylül 2010 By alerjiyletanistim.com in Stefan Oğuzhanın Günlüğü With | No Comments
    Bazen oğlumuzun oyuncaklarına bakarken, çocukluk yıllarımı hatırlayıp hüzün ve mutluluk karışımı bir gülümseme belirir yüzümde. Çocukluğum, tahta balkonlu, kocaman yeşil bir bahçede geçti. Mutfağımızdan gizlice aşırdığım kırmızı mercimekleri bahçemizde toprağa gömer, düzenli suladıktan sonra da onların nasıl yeşil yeşil topraktan fışkırdığına şahit olup ” işteee bunlar benim mercimeklerim” diyerek mutlu olurdum. Ağabeyimle elma ağacımıza çıkar, ısırdıkça suları fışkıran, o mis kokusuyla başımızı döndüren elmalardan çatlarcasına yerdik. Gözlerimi kapatır meltem rüzgârları eşliğinde ağaçların şarkısını dinlerdim….
    Televizyonumuz siyah beyazdı.Tek kanallı ama bol belgeselliydi. Sevgi ve paylaşmayı öğreten çizgi filmler izlerdik. “İpek Yolu” belgeseli başladığında kuzenlerim ve ben nasıl da heyecanlanırdık. Yeni dünyaların hayallerini kurardık. Sonra ilk “renkli reklam” ile tanıştık. Evet renkli TV hayatımıza girmek için denemelere başlamıştı. Nasıl da heyecanlanıp çığlık atmıştık. Sonra ev telefonu girdi hayatımıza. Hele o ilk “Alo” deyişimiz :) :)
    Şimdi ise bakıyorum çocuklarımız inanılmaz bir teknoloji dünyasının içerisinde büyüyor. Hem iyi hem kötü… Biz her şeye sahip olamadan büyüdük fakat mutluyduk. Oğlumuzun doğayla barışık olması için gayret  sarfediyoruz. Onu doğa ananın kucağına veriyoruz. Ağaçlarla tanıştırıp, kuşlara, böceklere merhaba diyoruz. Koşmalı, düşmeli ve kalkmalı… Keşfetmeli, öğrenmeli. Ulaşmak için gayret göstermeli, istekli olmalı.
    Kısacası mutluluk… Biz bu duyguyla büyüdük, büyütüldük…

    Bazen oğlumuzun oyuncaklarına bakarken, çocukluk yıllarımı hatırlayıp hüzün ve mutluluk karışımı bir gülümseme belirir yüzümde. Çocukluğum, tahta balkonlu, kocaman yeşil bir bahçede geçti. Mutfağımızdan gizlice aşırdığım kırmızı mercimekleri bahçemizde toprağa gömer, düzenli suladıktan sonra da onların nasıl yeşil yeşil topraktan fışkırdığına şahit olup ” işteee bunlar benim mercimeklerim” diyerek mutlu olurdum. Ağabeyimle elma ağacımıza çıkar, ısırdıkça suları fışkıran, o mis kokusuyla başımızı döndüren elmalardan çatlarcasına yerdik. Gözlerimi kapatır meltem rüzgârları eşliğinde ağaçların şarkısını dinlerdim….
    Televizyonumuz siyah beyazdı.Tek kanallı ama bol belgeselliydi. Sevgi ve paylaşmayı öğreten çizgi filmler izlerdik. “İpek Yolu” belgeseli başladığında kuzenlerim ve ben nasıl da heyecanlanırdık. Yeni dünyaların hayallerini kurardık. Sonra ilk “renkli reklam” ile tanıştık. Evet renkli TV hayatımıza girmek için denemelere başlamıştı. Nasıl da heyecanlanıp çığlık atmıştık. Sonra ev telefonu girdi hayatımıza. Hele o ilk “Alo” deyişimiz :) :)

    Şimdi ise bakıyorum çocuklarımız inanılmaz bir teknoloji dünyasının içerisinde büyüyor. Hem iyi hem kötü… Biz her şeye sahip olamadan büyüdük fakat mutluyduk. Oğlumuzun doğayla barışık olması için gayret  sarfediyoruz. Onu doğa ananın kucağına veriyoruz. Ağaçlarla tanıştırıp, kuşlara, böceklere merhaba diyoruz. Koşmalı, düşmeli ve kalkmalı… Keşfetmeli, öğrenmeli. Ulaşmak için gayret göstermeli, istekli olmalı.
    Kısacası mutluluk… Biz bu duyguyla büyüdük, büyütüldük…

    • delicious
    • digg
    • reddit

Yorum yazın

*


Henüz yorum yok. İlk siz olun!

Copyright 2010 Alerjiyletanistim.com. All Rights Reserved