• Literatür Aktüel Röportajı…

    Posted 25 Mart 2015 By alerjiyletanistim.com in Basında Biz With | No Comments Literatür Aktüel Röportajı…

    Bir annenin alerjiyle imtihanı
    09 Haziran 2014 | Kategori: Genel | Yazar: Buket Afkan
    Share via emailShare
    Boğaziçi Üniversitesi’nde bilgisayar işletmeni olarak çalışan Birgul Heinz’in alerjik bünyeli bir çocuk annesi olarak verdiği mücadeleyi dinlerken, Türkiye’nin alerji karnesinin kırık notları da bir bir ortaya çıkıyor. Onun alerjiyle tanışması oğlunun anaflaktik şok geçirmesiyle olmuş. Hastanedeki ilgisizlik yüzünden son anda kurtarılan oğlunu sağlıklı büyütebilmek için çetin bir mücadeleye girişen Heinz, bu süreçte ilgisizliğin, bilgisizliğin ve duyarsızlığın neden olduğu engelleri aşarken o kadar çok şey öğrenmiş ki, Alerjiyle Tanıştım adıyla bir internet sitesi kurarak deneyimlerini diğer ailelerle paylaşmaya karar vermiş.
    Alerjiyle nasıl tanıştınız?
    2009 yılında, oğlum 1.5 yaşındayken bir alışveriş merkezinde ilk kez acıbadem kurabiyesi yedi ve birden bütün vücudunda arı sokmuş gibi şişlikler oluştu, nefes darlığı ile ağlamaya başladı. En yakınımızdaki ünlü bir hastanenin polikliniğine götürdük ama bayan doktora her şeyi anlatmama rağmen “Oğlunuzu susturun, öyle bakacağım, randevulu hastam var şu an“ diyerek bizi bekletti. O an dakikaların oğlumun hayatı için ne kadar önemli olduğunu bilmiyordum elbette. 10 dakika sonra oğlum daha da fenalaşınca, panikle Memorial Hastanesi’ne götürmeye karar verdik. Yolda oğlumuzun solunumu artık neredeyse hissedilmez hale geldi. Hastaneye vardığımızda, son 4 dakikada hayata döndürüldüğünü öğrendim. Alerjiye bağlı anaflaktik şok teşhisi kondu. O an alerjiyle hikayemizin başlayacağını da bilmiyorduk tabii.
    Nelere alerjisi var oğlunuzun?
    Süt, yumurta, susam, kuruyemişler, toz, küf, nem. Özellikle fındık öldürücü düzeyde. Fındık poşetine dokunduğu anda yüzü şişiyor. Süt ve yumurta alerjisi 4 yaşından sonra iyileşti.
    SAMSUNG

    “YABANCI MAKALELERİ ÇEVİRDİK”
    alerjiyletanistim.com sitesinin ortaya çıkış öyküsü nasıl oldu?
    İlk aylarda oğlumun rahatsızlığını kabullenemedim. Aileme destek olamıyordum, strese girmiştim. Fakat eninde sonunda bu durumu kabullenip ona göre yaşamımızı düzene sokmamız gerektiğini biliyordum. Hızla kendime geldim. Eşimle birlikte alerjiyi araştırmaya başladık. Gece yarılarına kadar yabancı makaleler okuyor, çeviriyorduk. Çünkü hastanede iletişim kurduğumuz doktorlar yeterli bilgi vermiyordu. Hatta oğlumuzun devamlı yanında taşımak zorunda olduğu adrenalin iğnesini bile nasıl temin edeceğimizi söylemediler. Süt alerjisine karşı verdikleri mamaları rapor ile uygun fiyata alabileceğimizi bile anlatmadılar. Ticari bir ortamın içine düşmüş gibiydik. Bazı doktorlar diyetisyen arkadaşlarına yönlendirmişti bizi. Gittigimizde vitamin ve işlevlerinden bahsediyorlar ama oğlumuzun hayatından çıkardıkları yiyecekleri takviye edebileceğimiz alternatif olanıkları söylemiyorlardı. Bir sürü acı tecrübeden sonra nihayet çok iyi bir alerji uzmanı bulduk. İşte ondan sonra hayatımızı bir düzene sokabildik. Sitemin doğuşu da o sırada oldu. Bir gece yarısı uyanıp diğer alerjik insanlar için de yaşadığım tecrübeleri dile getirmeye karar verdim. Benim gibi zaman kaybetmemeliydiler. IT müdürü olan eşime anlattım fikrimi, siteyi birlikte yaptık. Bulduğum tüm kaynakları, tecrübelerimi, iğneleri, mamaları her şeyi yazmaya başladım. Beklemediğim kadar ilgi gördü.
    Oğlunuza durumunu nasıl anlattınız?
    “Küçüktür anlamaz” düşüncesine kapılmadık. Anlayabileceği dil ile iletişime geçtik. Marketlere götürdük. Nelere alerjisi varsa gösterdik. Bir ilaçtan daha tesirli olan morali aşıladık. Asla dramatik yaklaşmadık. Başka insanların yanında çok dikkatli konuştuk. Onu panikletecek, moralini bozacak bir eyleme sokmak yerine hastalığıyla dost olmayı öğretmeye çalıştık. Şu an 7 yaşında ve alerji konusunda çok bilgili. Kendini çok rahat ifade edip, koruyor. Bu da yuva ve okul hayatında işimizi çok kolaylaştırdı. Etrafımızdan gelen ikramlar börek, kurabiye, çikolata vs. konusunda oğlumuza ne yapması gerektiğini anlattık. İlk zamanlar insanlar bu durumu yadırgadı ama şu an ilgi ve itinayla yaklaşıyorlar. Hatta öncesinde bize mutlaka danışıyorlar.
    “ALERJİ ÜRÜNLER AZ VE PAHALI”
    Türkiye’de alerjinin yeterince bilinmediğini söylüyorsunuz. Bilgisizliğin sebep olduğu sorunları nasıl aşmaya çalıştınız?
    Kesinlikle alerji iyi tanınmıyor. “Toprakta yürütün geçer, alerjiden insan mı ölür?” zihniyetini değiştirmeye çalışıyoruz. İlk işimiz aile çevremizi, dostlarımızı bilgilendirmek oldu. Sonrasında evimizin çevresindeki market, fırın vs. çalışanlarını bilgilendirmeye başladık. İlk zamanlar kolay olmadı tabii ki ama şimdi bulunduğum çevre bize karşı çok dikkatli ve ilgili. Örneğin fırına gidince kendim için bir unlu mamul almak istesem, fırıncı hemen “Aman onun içinde susam var. Oğlunuz için mi alıyorsunuz?” diye uyarıyor. Bu memnun edici bizim için.
    Kendi bulunduğum üniversite yuvasını bilinçlendirdik. Ortak çalışmalar yaptık. Şu anki okul yönetimi de çok dikkatli ve en ufak bir sorun gördüklerinde arıyorlar. Fakat seçtiğimiz eğitim kurumları özel ve küçük. Bu da bizim şansımız oldu. Ya diğerleri?
    Okuduğum bir makalede her yıl Türkiye’de 100 kişinin alerji nedeniyle hayatını kaybettiği yazıyordu. Niçin adrenalin iğnesi ülkemizde yok ve yurt dışından temin etmek zorunda kalıyoruz, hayret verici! Ayrıca gıda sektöründe de çok eksiklik var. Gıda ambalajlarının üzerindeki yazılar hem eksik, hem yanıltıcı hem de o kadar küçük ki okunmuyor. Alerji ürünleri ülkemizde az ve pahalı. Hastanelerde ailelere ciddi alerji bilgisi desteği sunulmalı. Eğitim kurumlarına bu bilgiler sokulmalı. Alerji ürünleri kolay temin edilmeli vs… Bir de GDO’lu ürünlerin kesinlikle alerji üzerinde olumsuz etki yarattığına inanıyorum. Yeni nesil bu tip ürünler yüzünden alerjik doğacak.
    Çabalarınız sonuç verdiği örnekler var mı?
    Bir gün çok tanınmış bir göz hastanesine gittiğimde, içeride ağır bir parfüm kokusuyla karşılaştım. Bir süre sonra beni bile rahatsız edip, sıkıntı yaratmaya başladı. Danışmaya gidip bu durumu ilettim. Böyle iyi bir hastaneye parfüm alerjisi, astım alerjisi olan hastaların da gelebileceğini önemle belirtip, hem şikayet formu doldurdum, hem de yönetime bir e-posta gönderdim. Kısa sürede döndüler. Bilgilerimi paylaştım. Bu konuyu araştıracaklarını belirtiler. Bir süre sonra tekrar döndüler. Teşekkür ettiler ve parfüm kaldırıldı. Hastanenin duyarlı yaklaşımı beni çok umutlandırdı ve mutlu etti. THY de bu konuda duyarlı. En son, bilet alırken formlarda “Vejeteryan mısınız?sorusunun yanına “Alerjik rahatsızlığınız var mı?” sorusunun da eklenmesini istedim. Umarım bu konuda da gerekli hassasiyeti göstereceklerdir.

    • delicious
    • digg
    • reddit

Yorum yazın

*


Henüz yorum yok. İlk siz olun!

Copyright 2010 Alerjiyletanistim.com. All Rights Reserved