• Romana mı, Hikayeye mi Dönüştürsem Yaşadıklarımızı! Bilmem ki!

    Posted 14 Aralık 2012 By alerjiyletanistim.com in Günlükler, Stefan Oğuzhanın Günlüğü With | 1 Comment Romana mı, Hikayeye mi Dönüştürsem Yaşadıklarımızı! Bilmem ki!

    Bir süreliğine hayattan kopmak deniliyor ya öyle oldum. Oğlum 4+4+4 sistemiyle okula başladı. Ciddi Sağlık sorununu göz önüne alarak Türkiye’nin tanınmış özel kolejini tercih ettik. Devletten şaşmamak lazımmış galiba!… Hastalığıyla barışık, şakacı, dirayetli oğlum okula inanılmaz mutlulukla başladı. Alerji mevsimin başladığı döneme denk geldiği için alerji yine kapımızı tıkladı. Aslında tıklamanın ötesinde tekmeledi.

    Okula başlatmadan önce alerji sorununu okulla çok detaylı konuştuk. Sonra da okul başlayınca öğretmenleriyle. Önlemlerimizden bahsettik. Son derece ilgiyle karşılandı. Okulun ilk haftalarında biraz zorluk yaşamadık değil. Okulun ilk günü okulda öğrencilere paket içinde hediye fındık hediye edileceğini söylediklerinde aman dedik. Fakat ne görelim oğlum eve gelince sırt çantasında fındık torbası. Oğlan Allahtan temkinli ” Anne söyledim ama anlamadılar. Ben de çantayı hiç açmadım ” dedi. Miniğim kendince önlemini almaya çalışmış. Tekrar uyarılarımızı yeniledik.

    Sonra yemeği, sınıfta fındık ikramlarında dikkat edildi. Öğretmenine ” Oğuzhan vücut dilini çok iyi tanımlayan bir çocuk. Terslik olunca muhakkak size bildirmeye çalışır. Ters giden bir şey olursa muhakkak bize bildirmenizi rica ediyoruz ” dedim. Öğretmen merak etmememizi söylediğinde rahatladık.

    Öğretmenlerini, okulunu çok seviyor. Erken kalkıyor, heyecanla durmadan camdan bakarak okul aracını bekliyor. Araç gelince nasıl zıplıyor. Biz de onun haline bakıp mutlu oluyoruz.

    Derken hastalık dönemine girdi. Terslikler başladı. Bu arada minik bedenine ödevler ve okulun yoğunlu da eklenince hastalık ağırlaşmaya başladı. Alerjik sinüzit yakamıza da eklenince çocuk berbat. Durmadan üşütüyor. Okul devamsızlığı artıyor. Oğlum okumaya meraklı, ödevlerini bitirmeden uyumak istemiyor. İkna etmeye çalışıyoruz…

    Günlerden Cuma. Oğuzhan 2 haftaya yakın ara vere vere gidip geliyor. Cuma sabahı, zar zor iyileştirdiğimiz oğlumuzu öğretmene teslim ederken başağrılarından bahsettim ve ekledim ” Hastalanırsa bize haber veriniz lütfen. Ayrıca ödevleri toplu halde vermeyin isterseniz hepsini yapmaya çalışıp kendini hırpalıyor. Kaygı oluşacak gibi. Aslında rehber öğretmeniyle de görüşeyim” dediğimde ” Öğretmen gerek yok ben halledeceğim” dedi. Oğlum yarı mutlu yarı mutsuz yüz ifadesiyle bıraktım sabahın erken saati. Muhasebe yöneldim çok istediği basketbol kursu için.

    Okulun her tarafı cam. Tam kurs için çıktığımda ne göreyim öğretmen ve yardım öğretmen kalın kalın paltolarını giyinmiş, çocuklarımız bir çoğu incecik penyeleriyle dışarda titreşen civcivler gibi bekleşiyorlar. Şok oldum. Biraz önce sinüzit ve alerjisinden bahsetmişim ama hali perişan. Hemen sınıfına koştum sandalyesinde duran kapşonlusunu alıp tören alanına girdim. Öğretmen beni görünce yüz ifademden anlamıştır herhalde hemen alıp çocuğa giydirdi. Bu kadar üst solunum yollarından rahatsızlanmasının cevabı malum ortada. Eh insaf!

    Rehber öğretmeniyle görüştüm. Aklım okulda sabah 8:30′da ofise geldim. İçim rahat değil. Saat 10:00 rehber öğretmeni aradı Oğuzhanla ödev konusunda görüştüklerini mutlu bir şekilde sınıfına gittiğini ekledi. Rahatladim gibi…

    Saat 15:00. Arayan okul hemşiresi. ” Oğuzhan’ın durumun kötü olduğunu ilacından bir doz daha verelim mi ya da gelecekmisiniz acaba dedi” !!! Şaşırdım. Hemen geliyorum dedim. Allahtan okul çok yakın. Gittiğimde çocuğum berbat durumda uyuya kalmış. Yanaklar kıpkırmızı. Göz kapaklarının üzeri bezelye gibi kabarık. O sırada öğretmen geldi. Durumu bir solukta anlattı. Derste başımı ağrımış, çok ağlamış hatta değimiyle damarlarını elimde hissettim doktora götürünüz dedi. Zaten o halde. Kuzenimle oradan ayrılıp hızla doktora götürdük. Alerjik rinit hat safhada. Sinüzit ağrısı da tamam…

    Orada rahatlayıp, kendine gelince hikaye başka yöne kaymaya başladı:

    Derste başının ağrımaya başladığını söylediğinde öğretmeni ilacı veriyor rahatlıyor, fakat bir süre sonra ağrı tekrar başlıyor. Öğretmen, rehber öğretmene danışmak için gidiyor. Şöyle algılıyorlar ” Çok hastalanıp evde kaldığı için o ortamı istiyordur vs. ” deyip çocuğa baskı başlıyor sınıfta. Çocuk hiç susmadan ağlamaya devam edince öğretmen azarlıyor. Sonra İngilizce dersi gelince, ingilizce öğretmeni derse girmeden bilgilendiriliyor ” Oğuzhan ağlıyor, ödev kaygısı ve eve alışmış vs. ” Öğretmen içeri giriyor çocuk ağlıyor (belirteyim oğlum çok sessiz ağlar ). Öğretmen görmezden geliyor fakat ağlama devam edince o da ciyaklıyor. Çocuğum bir şey söylemeye çalıştıkça azarlanıyor ve anlatamıyor durumun kötüye gittiğini. Sonrası saat 15:00′e kadar çocuk ağlıyor taki durumu kötüleşince haber veriliyor.

    Bunları oğlumdan duyunca asla inanmamazlık yapmadım. Oğlum çok bilinçli bir çocuktur. Ertesi sabah telefona sarıldım. Durumu Mud. yard. gorustum. Okula gittim. Daha önceden haber vermeksizin toplantıya aldılar. Mud. Yard., kim olduğunu bilemediğim bir bayan ve sınıf öğretmeni. Rehber öğretmeni ve İngizlice ö. yok.

    İngilizce öğretmeni olaydan bir gün önce telefonla aramıştı. Kendisinin bağirmadini cocugun oyle algiladigini hatta hemen dersten cikardigini soyledi. İnanmadim.

    Sinif ogretmeni mutlu şekilde İngilizce dersine başladığını sonradan olduğunu vs. ekledi. İnanmadim.

    Tanıdık veliler çocuklarına evde belli etmeden sorduklarında, minik oğlumun anlattığı gibi onlar da anlatmışlar.

    İnanacağım kişi elbette çocuğumdur. Bir anne çocuğunun ne zaman hayal dünyasında olduğunu, ne zaman doğru ne zaman yalan söylediğini bilir. İlgili annelerden bahsediyorum.

    Daha öncede sınıfta çocuğum parmak kaldırıp boğazında şiddetli kaşıntı başladığını söylemek istediğinde derste öğretmen tarafından susturulup, derste konuşmak yasak olduğu söylenilmiş. Çocuğun okul saatine bitimine çok yakın olan bu olay sonrası eve geldiğinde dudakları kabarmış, kaşıntısı çok olunca acile götürdük. İlacı da zaten öğretmenleri tarafından kaybeldilmiş!

    En son yaşadığı olay sonrası kendisiyle barışık, mutlu olan oğluma resmen sağlık kaygısı yerleştirilmiş bir çocuk olarak geri verdiler. Doktorlarımız raporlandırıp hızla geri çektik. Tedavi süreci başladı.

    Stefan Oğuzhan ” Anne, derste konuşmak yasak dediler. Ama ben kendimi nasıl anlatacağım. Ayrıca dersle ilgili ilginç fikrim geldiğinde söylemeyeceğim o zaman okul niye” … Hadi buyrun uzmanlar ne diyeceksiniz?

    Ha Pardon. İpler ellerinde zannedip çocuklarınıza etiket hooop ” çok duygusal” ya da ” bu yaşlar hayal yaşları öyle algılıyorlar ” deyip işten sıyrılmaya çalışırlar.

    Soruyorum: Sınıfta ilacını verdiğinizde şiddetli başağrısı hafifledi dediği öğretmeni zaten bu çocuğun anneyi özlediği için ağlamadığı ortada değil mi?. Her toplantılarda üstün zekalı olup, sınıf atlatlatıldığını bizlere gururla anlatan öğretmen nasıl oluyor da yılların tecrübesine dayanarakta anlayamıyor?

    Rehber öğretmenine gelince; Nasıl oluyorda bir çocuğun evet gitmek için mi yoksa hasta mı olduğunu davranışlarından az da olsa kestiremiyor? Pes.

    İngilizce öğretmeni diyecek hiç bir şeyim yok.

    Düşünün 5.5 yaşındaki herhangi bir çocuk olabilir derste bunalıp, ağlamaya başladı. Şevkatle mi sakinleştirilir yoksa bağıra bağıra mı?.

    Saat 15:00′e kadar ciddi rahatsızlığı olan bir çocuk nasıl oluyorda sırayla azarlanıyor ve dinlenilmeyip durumunu tehlikeye sokabiliyorlar?

    Bir de çocuk ” Annemi istiyorum ” dediklerinde ” Aradıklarını ama gelmeyeceğimi ” de ekliyorlar. Çocuğun üzerinde yarattıkları depremi kim nasıl iyileştirecek? Bir anda herkes farklı ifadelere büründü. Duruma bak!!!

    ÇOCUKLAR BİR BİREYDİR…

    KİTAP SAYFALARINI ÇEVİREREK, ÇOCUĞUN DÜNYASINI KEŞFEDEMEZSİNİZ…

    TECRÜBE İSTER…

    SABIR İSTER…

    HER ŞEYDEN ÖNCE İNSANLIK VE VİCDAN İSTER…

    DEMEK Kİ OLUYOR Kİ, ALERJİK ÇOCUKLARINIZI EMANET ETTİM DİYE DÜŞÜNMEYİNİZ HELE HELE ÖĞRETMENLERE ÇOK DİKKAT EDİNİZ. SEVİLEN BİR ÖĞRENCİYE BU YAPILIRSA GICIK KAPTIKLARINA NASIL DAVRANILIR BİLİNMEZ!

    ÇOCUKLAR ÜLKENİN MİLLİ HAZİNESİDİR.

    PES ETMEM… HUYUM DEĞİLDİR… MÜCADELEM DEVAM EDECEK… ALERJİYİ TOPLUMA YERLEŞTİRENE KADAR…

    • delicious
    • digg
    • reddit

Yorum yazın

*


(1) Yorum

Cevapla
merve » 05. Mar, 2013

Yaşadığınız şeyler gerçekten zor eşiminde alerjisi var ve çok şiddetli bir alerjik reaksiyon yaşadı ben de araştırmaya başladım ve aslında geçiştirdiğimiz şeyin ne kadar önemli olduğunu anladık nelere karşı alerjisi olduğunu araştırmaya başladık.

Copyright 2010 Alerjiyletanistim.com. All Rights Reserved